• Korkak olan yalnızlık nedir bilmez. Sandalyenin arkasında hep bir düşman bulur.

    Vortex

İnsanlığın Ismini Bildiği Ilk Insan, Kushim!

Katılım
Mar 20, 2021
Mesajlar
544
Tepkime puanı
270
Konum
İstanbul
Cinsiyet
bPg20e
Medeni Hal
eokSP8
O, ne bir kral, ne ünlü bir savaşçı, ne de nüfuslu bir din adamıydı. Üstelik imzasını attığı metnin konusu, ne bir yasa, ne bir zafer, ne de bir şiirdi… O bir muhasebeciydi ve imzasını attığı metin ise vergilere dair kayıtlardı.

kushim_ceviri.jpg

Yazının icadı:​

Homo Saphiens’in 200 milyon yıl önce başlayan hikayesi, 10 bin yıl önce başlayan Tarım Devrimi’ne kadar, sayısal türde bilgiye, fazlaca gereksinim duyulmadan yaşanmıştır. Bu nedenle insan beyninin evrimsel gelişimi, büyük miktarda sayısal veriyi saklamak ve işlemek üzere gelişmemiştir. Tarım devrimi ve insan topluluklarının büyümesi, sayısal türde bilgilere hayati önem kazandırmıştır. Yüz binlerce kişiden oluşan bir nüfusun, bir arada yaşayabilmesi için insanların meslekleri ve gelirleri hakkında bilgi toplamak; yapılmış ödemeleri, bakiyeleri, borçları ve cezaları vb. belirlemek gerekiyordu. Tüm bunlar, saklanıp işlenmesi gereken milyonlarca ufak tefek veri ortaya çıkardı. Böyle bir veri depolama ve işleme kapasitesi olmadan devlet, ne hazinesini, ne kaynaklarını bilebilir ne de bunları yönetebilirdi. Bu kısıtlama Tarım Devriminden binlerce yıl sonra bile insanların, toplumsal yapılarının küçük ve basit kalmasına neden oldu.

MÖ 3000 -3500 yılları arasında ismini bilmediğimiz bazı Sümerli dehalar, verileri kayıt etmek için bir sistem geliştirdiler. Bu sisteminin icadı, toplumsal düzeni insan beyninin sınırlarının ötesine taşıyarak, krallıkların ve imparatorlukların yolunu açtı.


sumer-tableti-min.jpg

Yazının icadı:​

Homo Saphiens’in 200 milyon yıl önce başlayan hikayesi, 10 bin yıl önce başlayan Tarım Devrimi’ne kadar, sayısal türde bilgiye, fazlaca gereksinim duyulmadan yaşanmıştır. Bu nedenle insan beyninin evrimsel gelişimi, büyük miktarda sayısal veriyi saklamak ve işlemek üzere gelişmemiştir. Tarım devrimi ve insan topluluklarının büyümesi, sayısal türde bilgilere hayati önem kazandırmıştır. Yüz binlerce kişiden oluşan bir nüfusun, bir arada yaşayabilmesi için insanların meslekleri ve gelirleri hakkında bilgi toplamak; yapılmış ödemeleri, bakiyeleri, borçları ve cezaları vb. belirlemek gerekiyordu. Tüm bunlar, saklanıp işlenmesi gereken milyonlarca ufak tefek veri ortaya çıkardı. Böyle bir veri depolama ve işleme kapasitesi olmadan devlet, ne hazinesini, ne kaynaklarını bilebilir ne de bunları yönetebilirdi. Bu kısıtlama Tarım Devriminden binlerce yıl sonra bile insanların, toplumsal yapılarının küçük ve basit kalmasına neden oldu.

MÖ 3000 -3500 yılları arasında ismini bilmediğimiz bazı Sümerli dehalar, verileri kayıt etmek için bir sistem geliştirdiler. Bu sisteminin icadı, toplumsal düzeni insan beyninin sınırlarının ötesine taşıyarak, krallıkların ve imparatorlukların yolunu açtı.
 
Üst Alt